Anasayfa Makaleler Eşeğin Hikayesi
PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 25 Ocak 2009 15:49

Eşeğin Hikayesi

Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamın birinin eşeği, kuyunun birine
düşmüş. Niye düşer, nasıl düşer sormayın. Eşek bu. Düşmüş işte.
Belki kör bir kuyuydu, ağzı tahtayla kapatılmıştı belki, üzerine de toprak
dökülmüştü. Zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, toprakta biten otları yemek
isteyen eşeğin ağırlığını çekemedi ve gümm.

Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde.
Ayıptır söylemesi, anırdı yani. Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet
kötü.
Zavallı eşeği kuyunun dibinde melul mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış.
Karşılaştığı bu durumda kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız
köylüleri yardıma çağırdı.
Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kaldı. Sonunda karar
verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez.
Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek.
Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar.
Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe
döktü. Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha
yükseldi ve sonunda yukarıya kadar çıkmış oldu.
Köylüler ağzı açık bakakaldı.

 

Hayat,  bizim de üzerimize abanabilir.
Toz toprakla örtmeye çalışıp, yakınıp sızlanacağımıza,
üstesinden gelmek için düşünüp, silkinerek
kurtulmaya çaba göstermek aydınlığa adım atmaktır.
Kör kuyuda olsak bile !


 
Reklam
 
JoomlaWatch Stats 1.2.9 by Matej Koval